Sevgiler,Yazabilecegim yalnizca birkac sey olsaydi butun hayatim boyunca , bu yazim mutlaka bunlarda biri olurdu! Burada sizden isteyim, birkac dakika durup yasadigimiz bu dunaynin acisini ve bu gercegini hissetmeniz! Bilmiyorum acaba bunu sormama bile gerek var mi? Ozellikle su gunlerde acinin ve kötülüğün had safaya tirmandigi bir dönemde . Hiç düşündünüz mü? Neden bu durumda insanoğlu ? Neden bu kadar aci ve hüzün var bu dunyada? Ve hatta şunu duzunmus de olabilirsiniz. Allah nerede butun bu karmasanin icersinde? Neden bunlara engel olmuyor?Şu cok can alıcı noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Eğer bir Yaratan olduğuna inanıyorsanız ve Bu dünyanın acısına baktığınızda şu soruyu sormamız gerekmiyor mu? Ey Yüce Yaratan, Yarattığın bu dünya acı içerisinde neden? Ya Sen bir hata yaptın yada birşeyler bir yerde yanlış gitti? Bu sorunun cevabını verebiliyormusunuz kendi içinizde?Bir Yaratan varsa bize bunu açıklamalı? Sizce de öyle değil mi?Genis aciyla baslamak istiyorum ve buradan kendi kalbimize kadar gelecegiz!
Bugun dunyada milyonlarca cocuk sex trafigine satılıyor – Insanlar çekişme ve terror ile birbirlerini olduruyor göz kirpmadan – ( Daha iyi egitimli insanlar bunlarin cozumu olur denildigini duymus veya sizde dusunmus olabilirsiniz) – Size bir rakam vermek istiyorum…20.yuzyilda butun yuzyillarin toplamindan daha fazla insan olduruldu bu dunyada! Egitimli ve kulturu yuksek ulkelerde bile bircok katliam yasandi dikkatli bakarsak! Bu rakamlari ve gercegi arastirdiginizda goreceksiniz. Ve bu ornekleri daha da cogaltabiliriz – Ne oldu Insanliga? Ya da insanligin ruhuna ve Kalbine ne oldu demek daha mi dogru bir soru olur? Kendi icerimizde ve ailemiz / sevdiklerimiz ile bile yeri geliyor inanilmaz acilar yasiyor ve yasatiyoruz!Sizinle acik ve durust birkac dakika gecirmek istiyorum bu yazimda! Bunlar acikca olan ve hapimizin gordugu ve kabul ettigi zulumler insan yasaminda! Eminimki su soruyu hepmiz sorduk – BIR INSANOGLU BUNU NASIL YAPAR?? Bu genel bakistan kendi kalbimize kadar gelecegiz! Burada yeryuzunde yasayan her insanin su zor olan sorulara kendi icerisinde cevap aramasi gerekir!Biz her zaman dogruyu mu yaptik? Acaba biz gunahsizmiyiz? Yalan soyledin mi? Kin ve nefret oldumu hic kalbinde baskasina karsi? Hala da olabilir? Paraya taptin mi hic? Dedikodu? Baskasini cekememezlik? Gurur? Kiskanclik? Cinsel ahlaksizlik? ( cok gordugumuz birsey degil mi?) Bu ornekleri cogaltabiliriz! Bircok insan bunlari karakter bozukluguna yorumluyor fakat bunlar temelinde ruhsal bozuklugun vermis oldugu kotu meyveler…Sizilere su itrafi yapmak istiyorum! Hayatimin belirli zamanlarinda bunlarin kalbimde oldugunu bende hissettim ve gordum! Acaba bu duygular nereden geliyordu? Gerecekci ve durust olup kalbimizin derinliklerine inme istegini ve cesaretini gosteremessek – Gercegi kesif etmemiz ve gormemiz zor olacaktir! Saniyorum biz hayat boyunca bu insanlar niye boyle diye sorduk! Size su soruyu sormamizin daha dogru olacagini tavsiye ediyorum – INSANLIGA NE OLDU? Gercek sudur ki butun bu bahsettigimiz seyler insanligin kalbinden cikar! Bize bu derin ve gercek olan konuya sonsuzluk isigini tutacak tek bir kitap var – Kutsal Kitap ve ilk bolumu olan YARATILIŞ!Aciklamama izin verin lutfen! Kutsal kitapin ilk bolumu olan Yaratılış, Tanrinin Bu dunyayi ve ilk insanoglunu yaratmasini icine alir! Ve bize insanligin ruhu, benligi ve gunahi hakkinda cok derin bilgiler verir! Burada ogrenebilecegimiz cok sey var, bir yaziya sigdaramayacagim kadar, size kisaca ozetlemeye calisacagim onemli noktakariyla! Duam sudur ki Rabbim Kalbimizin gozlerini acsin ve onun sozunde dogruyu ve hayat bulalim…Amin!YARATILIS 2:1-9Göğün ve yerin yaratılış öyküsü: RAB Tanrı göğü ve yeri yarattığında, yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti. Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti. Toprağı işleyecek insan da yoktu. Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu. RAB Tanrı Adem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. RAB Tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.*Burada dikkatinizi cekmek istedigim nokta Yaşam agaciyla iyiyile kötüyü bilme agaci! Bunu bir sonraki bölümde aciklamaya çalışacağım !
YARATILIS 2:21-25RAB Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi.Adem, “İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, Etimden alınmış ettir” dedi, “Ona ‘Kadın’ denilecek, Çünkü o adamdan alındı.” Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak. Adem de karısı da çıplaktılar, henüz utanç nedir bilmiyorlardı.*Ne ilginc degil mi? Adem ve karisi ciplakdilar henuz utanc nedir bilmiyorlardi. Yaratilis hikayesindeki en onemli noktalardan bir tanesi! Buradaki ciplaklik sadece fiziksel degil ruhsal benligimizide icine aliyor Tanri ilk basta insani saf yaratti! Bunu bir dusunun, cok derin!! Henuz utanc nedir bilmiyorlardi Utancin, kotulugun, ahlaksizligin, korkunun vs olmadigi saf insanlik!Peki sonra ne oldu?YARATILIS 2:15-17RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem’i oraya koydu. Ona, “Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu, “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün*Bu sözlere derin baktığımızda Tanri,nin Adem’e her bahçenin meyvesinden yemesi icin özgürlük verdigini görüyoruz . Fakat iyi ile kötüyü bilme ağacından yeme ve yedigin gün ölürsün dedi…VE BURADA SİZE COK COK ÖNEMLİ BİRŞEY ANLATMAM GEREKIYOR:) Bizi Yaratan YÜCE Rab’in bize verdigi en onemli ve degerli sey “SEVGIDIR” …Ve Sevginin Gercekten Sevgi olabilmesi icin en önemli şart Özgürlük ve bunun getirdiği Seçebilme şansı” dır . Seçebilme özgürlüğünün olmadığı yerde sevgiden de söz edilemez. Yaratan bizi sevgiye zorlasaydi o zaman robottan bir farkimiz kalmazdi!! Oyle degi mi?Tanri Adem ve Havva yi özgür insanlar olarak yarattı…Adem ve Havva’nin tamamen özgür varlıklar olabilmesi icin seçme şansları olması gerekiyordu!
İNSANLIĞINI DÜŞÜŞÜ VE GÜNAHIBu dünyada da iyi ile Kötünün var oldugunu ve bunu birçoğumuzun kabul edecegini tahmin ediyorum!RABBIN varligi ve sesi, iyilik, dogruluk ve yasam getirirken….Seytanin sesi yıkım , yalan ve acı getiriyor insan hayatına ! ISTE BUNU EN BUYUK ORNEGI yaratilista! Bakalim ne olmus…YARATILIS 3:1-13İnsanın GünahıRAB Tanrı’nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu. Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi, “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.” Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı’nın sesini duydular. O’ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler. RAB Tanrı Adem’e, “Neredesin?” diye seslendi. Adem, “Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim” dedi. RAB Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi?” diye sordu, “Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?”Adem, “Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim” diye yanıtladı.RAB Tanrı kadına, “Nedir bu yaptığın?” diye sordu.Kadın, “Yılan beni aldattı, o yüzden yedim” diye karşılık verdi.Iste insan hayatina yikim getirmek isteyen Seytanin sesi (burada yilan kiliginda) , Onun bircok silahi var. Suphe, Yalan, aldatma, Korku, utanc bunlardan sadece birkaci! Bakin burada Yilan kadina hangi silahla yaklasiyor…SUPHE silahi! Cok kurnazca bir soru Yilandan ; “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu. Kadin (Havva) cok acikca Tanrinin ona ne buyurdugunu biliyor ve hatirliyor okudugumuz gibi! Daha sonra Yilan ikinci bir silah kullaniyor…YALAN Silahi ve bu sekilde kadini aldatiyor! Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.” Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi, “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.”Burada yılanın amaci açıkça Kadını ayartmak bakın onu nasıl kandırıyor! O meyveyi yersen Tanri gibi olacaksin!!!!! Güç ve Yüce olma isteği ve arzusu! Bize ve insanlara bugün bile neler yaptırıyor öyle degil mi? Ve bakın ilk insanlığın hikayesi nasıl devam ediyor, kadin Tanrı’nın yeme dedigi meyveyi yiyiyor ve yanındaki kocasına Ademe de veriyor! Adem Tanrının o meyveyi yemeyin dediğini cok iyi bildigi halde hic sesini cikarmadan o itihatsislige ortak oluyor!
BURADA SIZLERIN DIKKATINI CEKMEK ISTEDIGIM COK ONEMLI VE CAN ALICI BIR NOKTA VAR! Tanri Adem ve Havva’ya size yemedigim agacin meyvesinde yediginiz gun olursunuz demisti tekrar bakacak olursak yazilara! Fakat ikiside olmedi NEDEN? ISTE BU YAZININ ANA NOKTASI VE INSANLIGIN KALBINE ISIK TUTACAK GERCEK BURADA! BU OLUM FIZIKSEL DEGIL RUHSAL OLUMU TEMSIL EDIYOR! Ilk insan Adem ve Havva Tanriya itihatsizlik etikleri an ruhsal olum insanliga girdi. Utanc, Suphe, korku, Yalan, Umtsuzluk, Gozyasi, Aci, Yalnizlik, Sevgisizlik, Vicdansizli, suc, Cekememezlik, kiskanclik, cinsel ahlaksizliklar aldatmalar ve daha onlarca sayabiliriz. Bunlar Gunahin meyvesi insanligin icinde olan…Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.Adem ve Havva fiziksel olarak kor degildi ( nasil kucuk cocuklar hic utanc duymada ciplak bir sekilde etrafta kosabilirler oyle degil mi:) Fiziksel olarak kor degil fakat cok safdirlar….Ayni sekilde Adem ve Havva safti fakat gunaha dusunce utanci gorduler ve onlerine yaprak diktiler!Ve hikayenin devamina baktigimizda…Tanri Bahcede Adem ve Havvayi ariyor ve ikiside Kacip gizleniyor Tanridan. Adem Tanri dan kacip agacin arkasina gizleniyor utancindan ve korkusundan! Kendi hayatimizda ve baskalarinin hayatinda korkuyu ve utanci kac defa hissetik? Kac kere hayatimizda saklandik bizde – sebebin ne oldugu cok da onemli degil amacim bu duygularin gercekliligi insan hayatinda! Ben utanci ve korkuyu hayatim boyunca bircok defa hissetim! Bunlar her zaman benim kapimi calmak isteyen duygular…Tanri Ademe soruyor; Sana yeme dedigim agacin meyvesinden mi yedin? Ademin cevabi; Yanima koydugun kadin verdi bana meyveyi yemem icin bende yedim!ADEM NE YAPIYOR? SUCLAMA….UTANCINDAN VE KORKUSUNDA! SORUMLULUK ALMIYOR!HAVVA’ YA BAKALIMRAB Tanrı kadına, “Nedir bu yaptığın?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı, o yüzden yedim” diye karşılık verdi. HAVVA’DA SORUMLULUK ALMAK VE DURUST OLAMK YERINE SUCLAMA YOLUNA GIDIYOR!Son bir noktam ve ilgilenen arkadaslarim Kutsal Kitapta Yaratlisin 4. bolumunu okuyabilir. Adem ve Havvanin ilk cocuklari Kayin ile Habil’in hikayaesi. Tahmin edin ne oluyor eger bilimiyorsaniz o hikayede?? Kayin kardesi Habili tarlada olduruyor! Sebep? KISKANCLIK…. Gunumuzde ve insalikta var mi bu tur olaylar? Yorumu sizlere ve kalbinize birakiyorum….Simdilik yazimi burada noktalarken burada sizlerle paylasmis oldugum bu gercekler karanlik bir tablo cikarmis olabilir insalik ile ilgili fakat sunu cosku ile bildirmek istiyorum ki insanilgin hikayesi burada bitmiyor! Bu karanlik dunyadan Yuce Rab, bize Mujede getiriyor ve bizi gunahlarimizdan kurtarmak icin inanilmaz bir fedakarlik ve Yol gosteriyor:) VE BIZE BIR KURTARICI GONDERIYOR! Bunu bir sonraki yazimda paylasacagim sizlerle!Sevgili arkadaslarim, yazimi burada noktalarken sunu acikca belirtmek istiyorum! Burada paylasmis oldugum seyler Rabbin lutfu ile anlamis oldugum ve onun sevgisi ile paylasmis oldugum seyler. Ben bu bilgileri sadece kendi aklimla degil onun ruhu sayesinde anlamis oldum ve bunlari paylasabilme firsatina sahip oldugum icin her zaman sukur ediyiorum. Bu bir Hediye:)Zaman ayirip okudugunuz icin size cok tesekkur ediyorum! Sizi tesvik etmek istedigim nokta bu yazilari okurken Rabbin kalbinize konusmasi. Ona sorun ve o size sevgi sesiyle cevap verecektir. Bu hayatta her insanin aradigi en degerli sey Ruhsal ozgurluktur. Bu konuda RAB soyle deger Yuhanna 8:31 de (favorim:)” GERCEGI BILECEKSINIZ VE GERCEK SIZI OZGUR KILACAK’Onun Sevgisi ve Lutfu sizinle olsun..Hakan EmdenNote: Sorulariniz ve yorumlarinizi her zaman bana bildirebilirsiniz!hakanemden@gmail.com
insanliga Ne Oldu?
Ekim 6, 2019BENIM HİKAYEM :)
Eylül 21, 2019Sevgili ailem, kardeşlerim, arkadaşlarım! Hepinize en içten sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Sizlerle neşe ve heyecan içerisinde bu yazılarımda hayat yolculuğumu paylaşmak istedim. “ÇOSKU” kelimesi hikayemi tek kelime ile özetleyebileceğim en iyi yoldur! Bu coşkuyu sizlerle paylaşmak benim içimdeki coşkuyu daha da artıracaktır. Yazabileceğim çok şey var, arzum sizlerle bu yazılarımda Hikayemi ve Hayatımı paylaşmak ve hikayemin belirli ve önemli noktalarına değinmek!
Öncelikle beni tanıyanlar için bir itiraf ile başlamak istiyorum ve bunun benim için çok kolay olmadığını söylemek istiyorum. Beni Ketojenik beslenen biri olarak tanıdınız ve bana inanıp güvendiniz. Artık geceleri uykum bile bölünüyor ve vicdanım rahatsız bu konu ile ilgili. Sonunda sizlere doğruyu söylemek istiyorum😌
Ben çocukluğumdan Bu zaman ekmek ve bazlama ile besleniyorum, sadece size bu gerçeği söyleyemedim. Beni affedin🤦♂️

Hayatımın önemli bir bölümünü Amerika’da geçirdim. 2001 -2016 yılları arası Hayatın yolculuğunda mutluluğun başarılarımdan ve
elde edebileceğim şeylerden geleceğini düşündüm ve bu düşünceyle yola koyuldum!
İyi bir iş, kariyer, para ve bundan sonra da bir aile kurmak hayatin amacı ve mutluluğun da en üst noktası olmalı diye düşündüm .
Şunu önemle bunlar tabiki harika şeyler hayatta…hepsi birer hediye:)
Fakat bunların hiçbirinin bana kalbimin derinliklerinde aradığım sonsuz mutluluğu getirmediği gerçeğine vardım!
Ve bu sadece mantıksal bir gerçek değil…kalbimde de çok güçlü hissettiğim ruhsal bir gerçekti! Orada çok şey öğrendim ve harika tecrübeler edindim! Harika insanlar tanıdım dünyanın her yerinden ve birçok konuda da başarılı olduğumu söyleyebilirim. Benzin istasyonunda işe başlayıp daha sonra futbol hocalığı, Abercrombie & fitch mağazasında müdürlük, Kişisel Spor hocası ( Belly Total fitness tarafından yılın hocası 2010) , Redken Loreal firması için 4 yıl mankenlik yapma fırsatım oldu.
Bunları paylaşmamın sebebi kendimi onurlandırmak değildir .Bu güzel fırsatlar için her zaman şükür ediyorum ve hayatımızdaki her güzel şeyin Yaratan tarafından verildiğine inanıyorum.

Buradaki arzum hayatta elde etmiş olduğum bu güzel imkânların ve ilişkilerin bile hayatın son noktası ve sonsuz mutluluğun ana kaynağı olmadığını keşfetmem ve bunları sizlerle paylaşma arzumdur!2009 yılı benim için çok önemli bir zaman dilimi oldu. Çünkü kalbimde bazı şeylerin değiştiğini çok güçlü şekilde hissettiğim bir yıldı!
Hayatin çok güzel gitmesine rağmen…kalbimin derinliklerinde hayatta bundan daha fazlası olmalı diye bir his ve düşünce vardı!
Sonsuzluk gerçeğini kalbimin derinliklerinde hissettiğimin farkına vardım! Yarın bütün dünya benim olsa acaba bu bana aradığım şeyin cevabını verir mi? Hayatta istediğim her şeyi elde etsem de şu gerçek kalbimin kapısındaydı, bu yaşam bittiğinde bir gün toprağın altına gömüleceğim gideceğim ve hepsi bu kadar mi? Bundan daha fazlası olduğuna inanıyor ve hissediyorum.
Bir şeyden emindim bu zamanda hayatımda, aradığım şey beni Yaratanın kendisiydi.
Bu arzuyla yola koyuldum ve kalbimdeki boşluğu sadece RAB in doldurabileceğinden şüphesizdim! Ben çocukluğumda Allah inancıyla büyüdüm ve bana bu güzel ve temel inancı veren aileme de buradan ne kadar minnettar olduğumu ve onlara olan sonsuz sevgimi belirtmek istiyorum!
Tanrı’yı daha iyi anlamak ve onu bulmak amacıyla yola koyuldum. Kuran ve kutsal kitabi elime alarak okumaya başladım ve Rabbim bana yol göster dedim. Bizi Yaratanı daha iyi anlamaya kararlıydım…Her iki kitabi da okuduktan sonra sadece aklıma değil…
kalbime ve ruhuma konuşan kitap Kutsal kitaptı. Kalbimin ve ruhumun aradığı cevaplari veren yazılardı…İnanılmazın ötesinde bir coşku vardı bu yazılarda:)
Birkaç ayet paylaşmak istiyorum sizlerle ilk olarak beni etkileyen şu sözlerdi!

YAKUP 4:14
“Yaşamınız nedir ki? Kısa süre görünen , sonra yitip giden buğu gibisiniz”
Tanrı yaşantımızı ve yaşam süremizi bir buğuya (su Buharina) benzetiyor.
MATTA 6:43-44 ( Isa’nin sözleri)
“Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin denildiğini duydunuz.Ama ben size diyorum ki düşmanlarınızı sevin, size zulüm edenler için dua edin.
YUHANNA 15:13 ( Isa’nin sözleri)
“Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur”
Bir insanın başkası için canını vermesi…Bu sözleri söyleyen Isa. Gösterilebilecek en büyük sevgi.
İlk bakışta kavranması zor olabilir fakat kalpte anlaşıldığında bize Tanrı sevgisini gösteren inanılmaz bir fedakârlık!
Kutsal kitap yazılarında Adem ve Havva dan bu zaman bizi günahlarımızdan kurtaracak ve tekrar Tanrıya bağlayacak bir kurtarıcının geleceğini öğrendim! Kutsal Yazılarda Hz.İbrahim, Musa, Davud, Süleyman, Yahya ve birçok Peygamber onun gelişinden ve bu dünyaya geliş amacından çok derin ve etkin bir şekilde bahis ettiğini öğrendim!
MATTA 1:21
“Meryem bir oğul doğuracak. Adını Isa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından o kurtaracak”
Son 10 yıldır Tanrıyı Kutsal Kitap yazılarında tanıma fırsatım oldu…Hayatım ve kalbim Tanrı sevgisini, ve sonsuz mutluluğu buldu. Yüce Tanrı, korkularımı, güvensizliklerimi ve zayıflıklarımı sevgisiyle coşku ve sevince çevirdi 🙂 Ben geçmişte Allah ile ilişkinin doğru şeyleri yapıp, yanlış şeyleri yapmamak ve onun kurallarına uymak olduğundan ibaret olduğunu düşünmüştüm.
Fakat ben bundan çok çok daha fazlası olduğunu keşif ettim…Tanrı`nın bizimle bir ilişki içerisinde olmak istediğini keşif etim!
Şöyle özetlemek istiyorum. Yaratan ile ilişkimiz bir aşk hikayesinden farksız…Siz hiç böyle hissetiniz mi?
Sadece aklımızda değil…kalbimizde! O bizi çocukları gibi sevdiğini söylüyor 🙂 Bu yazılarımda sizlerle öğrendiklerimi ve hayatımı paylaşmak istiyorum…Onun bize olan sevgisi bir Babanın oğluna ve kızına olan sevgisinden farksız tek farkı onun sevgisinin kusursuz olması:)
Umarım bu yolculukta yazılarımı açık kalple ve sabırla okursunuz. Yazılarımda kendi hayat hikayelerimle birlikte….Tanrı kimdir?
Biz nasıl yaratıldık? Tanrı ile ilişkimiz nasıl ve nerede başlar ? Neden hayatta bu kadar acı ve hüzün var? Günah ve bağışlanma?
Isa’nın Kimliği? Merhamet, lütuf ve sevgi konularında sizlerle öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum…
Paylaşmama izin verdiğiniz için ve zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ediyorum hepinize.
Bu sadece bir başlangıç Tanrı Sevgisi çok çok derin…
Ve sizi su teşvikle bırakmak istiyorum şimdilik…Ve bunu bireysel olarak iletmek istiyorum…
Tanrı seni nasıl yaratığını Peygamber Davut yoluyla şöyle özetlemiş:)
Mezmurlar 139:13-14
“Ic Varligimi sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ordun. Sana övgüler sunarım,Çünkü müthiş ve harika yaratılmışım.
Ne harika islerin var! Bunu çok iyi bilirim.
Sevgiyle Kalin
Hakan